ÖZEL HABER  ORHAN SARIBAL: ÇİFTÇİMİZ BORÇLANIYOR, DESTEKLENMİYOR

ORHAN SARIBAL: ÇİFTÇİMİZ BORÇLANIYOR, DESTEKLENMİYOR

CHP Bursa Milletvekili ve Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal önceki gün Yenişehir’de yoğun bir gün yaşadı.

Sarıbal, ilk olarak parti lokalinde partililerle bir araya geldi.

   Parti lokalinde CHP İlçe Başkanı Ahmet Köse, Yenişehir’in sorunları ile ilgili kendisine bilgi verdi.

   Daha sonra konuşan Sarıbal, ‘Çiftçinin borcu son 18 yılda 56 kat arttı, 34 milyon dönümlük alan tarımsal üretimden çıktı. Yine son 18 yılda tarımsal ihracatımız 83 milyar dolar ama ithalatımız 114 milyar dolar.  Bu yaşananlar şunu gösteriyor. Tarım alanlarımız azalıyor, üretim yapacağımız alanlar azalıyor. Çiftçimiz borçlanıyor, desteklenmiyor. Desteklenmeyen çiftçi toprağını bırakıyor, kente göç ediyor. Kent yoksulluğunun temelini kırsaldaki yoksulluk oluşturuyor. Köyü kalındırabilirsek yoksulluğu da en aza indirebiliriz” dedi.

    Tarımdaki kötü gidişin önüne geçmek için çözüm önerilerini de aktaran Sarıbal, “İthalatı en aza indireceğiz. Tarım topraklarını koruyacağız. Planlı üretim yapacağız. Çiftçiyi destekleyeceğiz. Kooperatifler kuracağız. Küçük üreticiyi koruyacağız. Gençleri köye bağlayacağız. Çiftçimiz olmadan ekmek olmaz, çiftçimiz üretmeden kent ayakta kalamaz. Birlikte üretip hakça bölüşeceğiz” dedi.

   Orhan Sarıbal, AKP iktidarları döneminde artan nüfusa rağmen tarımsal ürün üretiminin artmadığını belirterek, “AKP’nin 19 yılı bulan iktidarlarında, her alanda olduğu gibi tarım alanında büyük bir yıkım meydana geldi. Nüfusumuz son 18 yılda 66,4 milyondan 84 milyona çıkarken, ki bu rakama sığınmacılar, mülteciler dahil değil, tarımsal üretimimiz yerinde saydı. Bu politikalarda ısrar edilirse gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi kaybedeceğiz. Bu politikalarda ısrar vatandaşı aç bırakır. AKP ve Tek Adam Keyfi Yönetiminde birçok tarımsal üründe yeterli üretim yapılmadı. AKP üretmek yerine ithalatı seçti. Ülke çiftçisini destekleyip üretimi arttırmak yerine ithalat yoluyla yabancı ve yandaş şirketler ülke kaynakları aktarıldı” diyerek, bazı tarımsal ürünlerin 18 yıllık değişimi şöyle aktardı:

    Üretim yerinde sayıyor, ithalat rekorları kırılıyor

   “2002 yılında ülkemizde 19,5 milyon ton buğday üretiliyordu. 2020 yılında 20,5 milyon ton buğday üretebildik. Bu yıl bunun altında bir rekolte bekleniyor. Buğday ithalatında ise son iki yıldır üst üste dünya ithalat rekoru kırdık.

   Aynı şekilde 2002 yılında 8,3 milyon ton arpa üretimi gerçekleştirdik, 2020 yılında da 8,3 milyon ton ürettik. 2021 yılında bu rakam daha da düşecek.

   2002 yılında 650 bin ton nohut üretiyorduk, 2020 yılında bu rakamın altına düştük ve 630 bin ton üretebildik.

   Mercimek üretimimiz 2002 yılında 565 bin ton iken, 2020 yılında 371 bin ton üretebildik. Yani 200 bin tona yakın daha az ürettik.

   Kuru fasulyede durum farklı değil. 2002 yılında 250 bin ton kuru fasulye üretirken 2020 yılında 280 bin ton üretebildik.

   Akdeniz ülkesiyiz. Zeytinin anavatanıyız ama zeytin üretimimiz 2002 yılında 1,8 milyon ton iken 2020 yılında 1,3 milyon tona düştü.

   Pamuk üretiminde ciddi bir düşüş var. 2002 yılında 2,5 milyon ton pamuk üretilirken ülkemizde, 2020 yılında 1,8 milyon ton üretebildik. Her yıl ürettiğimiz pamuktan daha fazlasını ithal ediyoruz.

   Bir zamanlar tütünüyle meşhur olan bu topraklarda üretim bitme noktasına geldi. 2002 yılında 153 bin ton tütün üretilirken 2020 yılında sadece 79 bin ton tütün ürettik.

   Dünyanın en önemli fındık üreticisiyiz. En önemli tarımsal ihracat kalemimiz olan fındıkta 2002 yılında 600 bin ton olan üretim, 2020 yılında 665 bin ton olarak gerçekleşti.

   2002 yılında 3,5 milyon ton üzüm üretiyorduk, 18 yılın sonunda 2020 yılındaki üzüm üretimimiz 4,2 milyon ton olarak gerçekleşti.

   Son yılların tartışmalı iki ürünü olan patates ve soğanda da durum farklı değil. 2002 yılında 5,2 milyon ton olan patates üretimimiz 2020 yılında da aynı kaldı; 5,2 milyon ton üretildi.

2002 yılında 2,1 milyon ton olan soğan üretimimiz 2020 yılında 2,2 milyon ton olarak gerçekleşti.

   Diğer ürünlerde de durum pek farklı değil. Üretim planlaması olmadığı için çiftçiler, bir yıl önce para kazandıran ürünleri bir sonraki yıl daha fazla ekme yoluna gidiyor. Bu durum bazı ürünlerde artışa neden olurken, para kazandırmayan ürünlerde düşüşler yaşanıyor. Ancak 18 yılın ortalamasına baktığımızda neredeyse bütün tarımsal ürünlerin üretiminde ciddi bir artış olmadığı, hatta bazı ürünlerde ciddi düşüşler var.” 

   Sarıbal, tarımsal üretimin arttırılması, gıda egemenliği ve güvenliğinin sağlanması için atılması gereken adımları ise şöyle sıraladı:

   “Tarım topraklarımızı mutlaka korumalıyız. Tarımsal üretim planlaması yapılmalı. Üretim öncesi alım fiyatları açıklanarak çiftçinin kazanabileceği bir güvence sistemi mutlaka oluşturulmalı. Tarımsal destekler ekim öncesi ve zamanında ödenerek, girdi maliyetleri karşısında çiftçi korunmalı. Çiftçilerimizin tarımdaki son teknolojik gelişmeleri uygulamaları için teşvik edilmeli. Biz bunları yapmadığımız sürece bugün olduğu gibi gıda egemenliği ve gıda güvenliği tehdit altında kalır.”

   Sarıbal daha sonra Yenişehir Muhtelif Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Şişe Cam, Yağlı Tohumlar Kooperatifi ve Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odalarını da ziyaret ederek, oda başkanlarını dinleyip bol bol not aldı.

   Orhan Sarıbal, geçtiğimiz ay kaybettiğimiz CHP Yenişehir Belediye Meclis Üyesi Murat Erbaş’ın babası Ali Erbaş’a da taziye ziyaretinde bulundu.

Eklenme Tarihi: 17 Eylül 2021

Bu haber 174 defa okunmutur


YORUMLAR (0 yorum)

YE OLMADAN DA YORUM YAPABLRSNZ